Bu tedavi 80 yılı aşkın zamandır uygulanıyor. Skleroterapide çok ince iğneler aracılığıyla damar içine sklerozan madde enjeksiyonu (genellikle sodyum klorür) yapılıyor. Bu madde damar iç yüzeyinde hasar yaratarak damar duvarlarının yapışmasını sağlıyor.
Yapışan damar artık içinde kan geçmediği için görünmez hale geliyor ve zaman içinde de vücut tarafından emilip yok ediliyor.
Merak edilen bir konu da, bu damarları yok etmenin vücut için sakıncalı olup olmadığı. Bunlar normal insanlarda bulunmaması gereken ve bir fonksiyonu olmayan damarlar olduğundan, bunların yok edilmesi zararlı değil.
Skleroterapinin her seansı genellikle 10-15 dakika sürüyor. Her seansta yok edilen damar miktarı damarların çaplarına, kullanılan ilaç miktarına ve hastanın genel durumuna göre değişiyor. Tedaviden sonra hastaya hafif basınçlı bir çorap giydiriliyor ve hastanın 15-20 dakika yürümesi isteniyor. Bu çorabın 3 gün boyunca banyo dışında sürekli giyilmesi gerekiyor.
Tedavinin hemen sonrasında enjeksiyon yerindeki damarlarda kabarıklık görülüyor. Daha sonra bu bölgede morluklar ve nadiren de kabuklanmalar oluşuyor. Seanslar genellikle 1 hafta ara ile yapılıyor.
Skleroterapi ile damar oluşumlarının % 60-80’i yok ediliyor. Kılcal damarlar 3-6 haftada, daha büyük damarlar ise 3-4 ayda yok oluyor. Hastaların yüzde 10’unda tedaviye yanıt alınamıyor. Bu hastalarda işlemin tekrarlanması gerekebiliyor.
Uzun yıllar süren deneyimi ve uzmanlığıyla, hastalarına kaliteli ve güvenilir sağlık hizmeti sunmaktan gurur duyar. Kendisi, cerrahi alanındaki bilgi birikimiyle birlikte hasta odaklı yaklaşımıyla tanınan bir sağlık profesyonelidir.