Nefes darlığı, çarpıntı, ritim bozukluğu, göğüs ağrısı, bayılma, bacaklarda şişlik, kanlı balgam tükürme, sırt üstü yatamama bir kalp kapak hastalığı belirtisi olabilir. Bu belirtilerin bir kaçı genellikle aynı anda bulunur. Kalp kapak hastalıklarında belirtilerinin belirginleşmesi, cerrahi karar aşamasında önem taşır.
Yakınmaları nedeni ile bir kardiyologa başvuran hastaya çekilecek ekokardiyografi ve anjiyografi ile kapak hastalığı anlaşılabilir. Cerrahi gerektirmeyen kapak hastaları, periyodik ekokardiyografik incelemeler ile takip edilirler. Kimi zaman da başka bir kalp hastalığının araştırılması sırasında tesadüfen kapak hastalığı tanısı da konabilir.
Mitral Kapak ameliyatları çok çeşitli olmakla birlikte genel sınıflandırmasında 2’ye ayrılır :
Mitral kapak değişimi : Hastalıklı olan kapağın tamamen sökülüp, yerine mekanik veya biyolojik protez kapaklar takılması işlemidir. Mekanik kapaklar genellikle oldukça sert karbon maddesinden yapılmış olup, yüzeyleri nanometrik olarak kayganlaştırılmış ve kanın bu yüzeylerden akışını kolaylaştıracak şekilde üretilmektedirler. Böylelikle kapaklar takıldıktan sonra dolaşım sisteminde pıhtı birikmemesi sağlanır. Ancak mekanik kapak ne kadar kaliteli olursa olsun, muhakkak ameliyat sonrası kan sulandırıcı ilaç Coumadin (Warfarin) kullanılması zorunludur. Mekanik kapaklar, kan sulandırıcıların optimal ayarlanması neticesinde yıllarca sorunsuz çalışır.
Biyolojik kapaklar ise domuz kapağı, dana perikardı (Kalp zarı), at perikardı gibi biyolojik materyaller labratuvarlarda işlendikten sonra hazırlanarak üretilmektedirler. Biyolojik kapaklar, mekanik (metal) kapaklara oranla daha çabuk bozulma eğilimi gösterirler. Zira vücut takılan biyolojik kapağı bir yabancı madde olarak görüp, ona karşı bir immun reaksiyon göstermeye başlar. Yıllar sonra biyolojik kapaklar dejenere olmaya (çürümek) başlar. Bu süreç her hastada farklıdır. Mitral biyolojik kapak sistolde (kalp atımında) zorlanan bir kapak olduğundan, aort biyolojik kapağa oranla daha çabuk dejenere olur. Genellikle 5 yıl ila 15-20 yıl arasında değişen ömürleri vardır.
Mitral Kapak Tamiri : Mitral kapak yaprakçıklarının kıkırdak yapısı çok bozulmamış ise, kireçlenme göstermemiş ise veya sadece kalbin büyümesine bağlı bir kaçak durumu söz konusu ise tamire uygun olabilir. Tamir, hastaya olan avantajları nedeniyle en uygun cerrahi yöntemdir. Kapak tamirlerinden sonra hastalar kan sulandırıcı kullanmazlar, kanama, pıhtı atma (Emboli) veya kapak enfeksiyonu riski neredeyse sıfıra yakındır. Ünlü Kalp Cerrahı Alain Carpentier (Paris, Fransa), mitral tamiri konusunda yıllarca kalp cerrahlarına bir ekol olmuş, bu yöntemin tüm dünyada yayılmasını sağlamıştır. Onun teknikleri ile kalp cerrahları yıllarca çok başarılı ameliyatlar gerçekleştirmişlerdir.
Gerek Mitral Kapak Tamri gerekse Mitral Kapak Replasmanı (Değişimi) küçük kesiler ile gerçekleştirilebilmektedir. Genellikle sağ göğüs altından veya iman tahtasından yapılan 5 cm lik bir kesi ile yukarıda adı geçen teknikler uygulanabilmektedir.
Mitral Kapak Ameliyatı başarı oranı %97 ila %99 arasında değişmektedir. Bu ameliyat için risk faktörlerinin en başında ise ameliyat zamanlamasının geç yapılması sonucu, pulmoner hipertansiyonun gelişmesi (akciğer içi basınç), ritm bozukluklarının başlaması, kalbin içinde pıhtıların oluşması, kalbin atım gücünün azalmış olması (düşük EF), ileri yaş ve yan hastalıklar sayılabilir.
Uzun yıllar süren deneyimi ve uzmanlığıyla, hastalarına kaliteli ve güvenilir sağlık hizmeti sunmaktan gurur duyar. Kendisi, cerrahi alanındaki bilgi birikimiyle birlikte hasta odaklı yaklaşımıyla tanınan bir sağlık profesyonelidir.